Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14885 E. 2013/12379 K. 03.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14885
KARAR NO : 2013/12379
KARAR TARİHİ : 03.07.2013

Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-d, 35, 62, 50 maddeleri gereğince 3100 Türk lirası adli para cezası ve aynı Kanunun 204/1, 62 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24/12/2008 tarihli ve 2008/137 esas, 2008/213 karar sayılı karar aleyhine vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası … Cumhuriyet Başsavcılığının 14/03/2011 gün ve 2009/89582 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 17/04/2013 gün ve 2011/23802 Esas, 2013/7099 sayılı kararıyla hükmün Onanmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK’nın 308.maddesi uyarınca … Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü.
… Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 17/04/2013 gün ve 2011/23802 Esas, 2013/7099 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın müştekiden borç para aldığıve borcunun 5.000 TL’sini ödediği, karşılığında bu meblağı içeren 01.05.2006 düzenleme tarihli 01.08.2006 ödeme tarihli 5.000 YTL bedelli müştekinin borçlu, kendisinin alacaklı olduğu senedi aldığı ve senetteki 5.000 rakamının önüne “9”, yazıyla beşbin yazan yerin
önüne “Doksan” ve senedin üst tarafına da…’in imzasını taklit etmek suretiyle senedin bedelini 95.000 YTL yaparak … İcra Müdürlüğünde 2006/958 nolu takip dosyası ile icra takibinde bulunduğu anlaşılmakla mahkemenin dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın adli sicil kaydına esas … Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/153 esas, 2003/112 karar sayılı ilamına ilişkin 1705 sayılı Kanunun 6, 765 sayılı TCK’nın 59/2, 647 sayılı kanunun 4 ve 6. maddeleri uyarınca verilen erteli 2.605.129.000 TL ağır para cezasına ilişkin hükmün 765 sayılı TCK’nın 95/2 maddesi uyarınca aynen infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2002/153 esas, 2003/112 kararı ile 1705 sayılı kanunun 6, 765 sayılı TCK’nın 59/2, 647 sayılı kanunun 4 ve 6. maddeleri uyarınca verilen erteli 2.605.129.000 TL ağır para cezasına ilişkin mahkumiyet kararının 765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesi uyarınca aynen infazına karar verilmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.