YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14235
KARAR NO : 2013/13697
KARAR TARİHİ : 23.09.2013
Dolandırıcılık suçundan sanık …’nün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 35/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis ve 20,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair … 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27/09/2012 tarihli ve 2012/135 esas, 2012/771 sayılı karar aleyhine Yüksek … Bakanlığı’nca verilen 26/04/2013 gün ve 2013/6817/27402 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20/05/2013 gün ve 2013/156067 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanık hakkında, dolandırıcılık suçundan dolayı verilen 5 gün adlî para cezasından, 5237 sayılı Kanun’un 35/2. maddesi gereğince 3/4 oranında indirim yapıldığında 1 gün adlî para cezasına hükmedilmesinden sonra, anılan Kanun’un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmesi karşısında adlî para cezası gün karşılığının 1 tam günün altına düşeceği cihetle, 5237 sayılı Kanun’un 52/1. maddesinde yer alan “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” ve aynı Kanun’un 61/8. maddesinde yer alan “Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, adlî para cezasının belirlenmesine esas alınan birim gün sayısının 1 tam günün altına düşmesi halinde adlî para cezasına hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde 1 gün karşılığı 20,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında kurulan hükümde, TCK’nın 157/1 maddesiyle belirlenen 5 gün karşılığı adli para cezasının 35. madde ile ¾ indirimle 1 gün ve 62. madde ile de 1/6 indirim uygulandığında 1 tam günün altına düşeceğinden adli para cezasına hükmedilemeyeceğinden kararın bozulması istenilmekte ise de, halen geçerli ve yürürlükte olan 10/12/1941 tarih ve 22/31 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun “yasal hafifletici sebepler dolayısıyla hapis cezasının alt sınırı olan 1 günden aşağıya inmesi halinde çektirilmesi yeteneği kalmadığından bahisle yerine getirilmemesine karar verilmesi yasaya aykırıdır.” şeklinde açıklanan kararına ve 5237 sayılı TCK ve 5271 sayılı CMK’nın da aksine hüküm ve düzenleme bulunmadığı gibi, bozma talebinin kabulü halinde sabit kabul edilen eylemden dolayı cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında kanun maddesinde öngörülen cezanın (adli para cezası) uygulanamayacağı, suçun yaptırımsız kalacağı sonucu çıkacağı bu hususun TCK’nın 2. maddesinde düzenlenen suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırılık oluşturacağı anlaşılmakla, … 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin karar ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığından, … Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK 309. maddesi gereğince REDDİNE, 23/09/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.