Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14240 E. 2013/13698 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14240
KARAR NO : 2013/13698
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

….Açık Ceza infaz Kurumunda … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1818 esas, 2008/1840 sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan 2 yıl 10 ay hapis cezasına hükümlü bulunan …’ın, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 49/2. maddesi uyarınca tedbiren kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 19/10/2012 tarihli ve 2012/641 sayılı kararının onaylanması talebinin reddi ile anılan kararın iptaline ilişkin…İnfaz Hâkimliğinin 07/12/2012 tarihli ve 2012/206-282 sayılı karar aleyhine Yüksek … Bakanlığınca verilen 06.05.2013 gün ve 2013/7233/28880 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2013 gün ve 2013/165232 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, adı geçen hükümlünün izin dönüşü yanında getirdiği ve içinde kişisel kullanımından çok fazla eşya bulunan bir çantayı gizlice ceza infaz kurumuna sokmaya çalışmak şeklindeki eylemine ilişkin olarak tutulan 18/10/2012 tarihli tutanağa istinaden, anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 19/10/2012 tarihli kararı ile 5275 sayılı Kanun’un 49/2. maddesi kapsamında tedbiren kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bu kararın anılan maddede yer alan “Kurumun düzeninin ve kişilerin güvenliklerinin ciddî tehlikeyle karşı karşıya kalması hâlinde, asayiş ve düzeni sağlamak için Kanunda açıkça belirtilmeyen diğer tedbirler de alınır. Tedbirlerin uygulanması, disiplin cezasının verilmesine engel olmaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca alınmış bir tedbir niteliğinde olduğu, aynı Kanun’un 14/4. maddesinde düzenlenen ve infaz hâkiminin onayını gerektiren bir kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderme kararı olmadığı, bu kararın sehven infaz hâkimliğinin onayına sunulmuş olmasının kararı onaya tabi hale getirmeyeceği, ayrıca 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 5. maddesinde yer alan “Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu gerekçesiyle bu işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikayet yoluyla infaz hakimliğine başvurulabilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca yapılmış bir şikâyet de bulunmadığı, bu nedenle infaz hâkimliğinin anılan ceza infaz kurumu kararını iptal edemeyeceği gözetilerek itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden;…Ağır Ceza Mahkemesi’nin 31.12.2012 tarih ve 2012/1040 D. … karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.