Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1021 E. 2013/15016 K. 08.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1021
KARAR NO : 2013/15016
KARAR TARİHİ : 08.10.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları yada almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir.Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil,bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Sanık …’nin 07/07/2007 tarihinde … … polis karakoluna başvurarak kardeşi … adına kayıtlı … plakalı aracın çalındığına dair ihbarda bulunduğu, …’nin … Sigortaya başvurduğu ve 9.000 TL sigorta bedelinin 01/02/2008 tarihinde … … Şubesinden … Halkbankası Şubesindeki …’nin hesabına gönderildiği, paranın … tarafından çekildiği, 01/03/2008 tarihinde … ilçesi … beldesinde kurulan … tarım işletme çiftliğindeki güvenlik görevlisinin jandarma kolluk kuvvetlerini arayarak yaklaşık 5-6 aydır … plakalı aracın garajda park halinde olduğunu bildirmesi üzerine kolluk kuvvetlerince aracın araştırıldığı, 07/07/2007 tarihinde … ilçesi … polis karakolunda çalıntı kaydının bulunduğunun tespit edilmesi üzerine … tarım işletme şefliğine gidildiği, … plakalı aracın tarım işletme çiftliğinin içerisindeki park alanında bulunduğu, tarım işletme şefliğinde bulunan görevlilerce aracın yaz aylarında söz konusu tarım işletme şefliğinde taşeron firma olarak çalışan …’nin 2007 Eylül ayında aracı bırakıp gittiğinin belirlendiği somut olayda; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması açısından, aracın … adına ruhsat kaydının bulunduğu, sigorta bedelini almak için mağdur şirkete başvuran ve paranın şirket tarafından hesabına gönderilerek parayı bankadan çeken kişinin dosya içerisindeki belgelere göre … olduğu, 29.12.2008 tarihli iddianame anlatımına göre hakkında dava açılan kişinin … olduğunun anlaşıldığı, ancak iddianamenin …’nin kimlik bilgileri ile düzenlendiği, yargılamanın …adına yapılıp, hüküm kurulduğu, kararın gerekçesinde eylemleri gerçekleştiren kişi olarak …’ın anlatıldığı, dosya içerisinde bulunan nüfus kayıt örneğinden anlaşılacağı üzerine …ve …’ın ikiz kardeş oldukları bu nedenle mağdur şirkete karşı dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren kişinin tespiti bakımından …’nin duruşmaya celp edilerek konu ile ilgili bilgisinin sorulması, sigortaya başvuru evrakları ve paranın çekildiği bankaya ait dekontun aslının getirtilerek belgelerdeki yazı ve imzanın …veya …eli ürünü olup olmadığının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınacak rapor aracılığıyla açıklığa kavuşturulması, gerektiğinde …hakkında dava açılmasının sağlanması ile tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.