YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24324
KARAR NO : 2013/7869
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılanın yanına gelerek kendisinin ilçe kara yollarında çalışan şef olarak tanıttığı, kara yolları işlerinde kullanılmak üzere traktör aradığını söylediği, katılanın bu işe gönüllü olduğunu söylemesi üzerine ondan 900,00 TL teminat yatırmasını, bunun karşılığında işi alabileceğini söylediği, katılanın parayı temin ederek kara yolları şantiyesine gittiği burada takım elbiseli ve kravatlı olduğu, elinde bir telsiz olduğu, katılanın yanında getirmiş olduğu parayı burada teslim ettiği, aralarında aynı gün saat 14:00 sıralarında tekrar gelmesi konusunda anlaştıkları ve oradan ayrıldığı, ancak söylemiş olduğu saatte şantiyeye geri gelmediği şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’ nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.