Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14019 E. 2012/44385 K. 28.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14019
KARAR NO : 2012/44385
KARAR TARİHİ : 28.11.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın katılan … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ibraz edip bireysel kredi sözleşmesi imzalayarak katılan bankadan 10.000 TL kredi çekmesi eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanığa 5237 Sayılı TCK’nun 158/1-j, son maddesi gereğince verilen dört yıl hapis cezası üzerinden aynı kanun 62/1 maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılması sonucu üç yıl dört ay hapis cezası tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde üç yıl altı ay hapis cezası verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 Sayılı TCK’nun 62/1 maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraftan “3 yıl 6 ay hapis” ibaresinin çıkarılarak, yerine “3 yıl 4 ay hapis” ibaresi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın katılan bankadan kredi çekme eyleminde kullandığı sahte nüfus cüzdanı aslının ele geçmediği ek 56’da bulunan kimlik fotokopisinin arkasında bulunması gereken mühür izinin hiç bulunmaması önyüzdeki soğuk mühür izinin olmadığının anlaşılması ve ek 8’de bulunan katılan …’ın orijinal kimliğinin arkasında mührün görünmesi karşısında kullanılan sahte nüfus cüzdanının iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının mahkemece değerlendirilmesi sahteciliğin varlığının kabulu halinde nüfus cüzdanı ve sahte kredi sözleşmesi kullanılması nedeniyle 5237 Sayılı TCK’nun 204/1,43 maddesi gereğince; nüfus cüzdanı sahteciliğinin unsurları oluşmaması halinde eylemin sadece kredi sözleşmesi sahteliği nedeniyle aynı kanun 207/1 maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet, özel belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.