YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14015
KARAR NO : 2012/44388
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların müştekinin işyerine gelerek deri ticareti ve zeytinyağı ihracatı yaptıklarını belirtip, sanık …’in kendisini … olarak tanıtmasından sonra yüksek miktarda deri ürünü için gerçek alıcı gibi inandırıcı pazarlık yapıp 50.000 dolarlık deri ürünü siparişi verdikleri, bu siparişi alabilecek ve ihracat işi yapabilecek kapasitede ve zenginlikte oldukları na ilişkin aldatıcı hareketlerini destekleyeck şekilde kendilerini, iyi bilinen otele bıraktırıp, sonraki buluşmada sanıklardan Ufuk’un gümrükte işi olduğu bahanesiyle diğer sanık dükkanda iken ayrılarak bir süre sonra üzerindeki para yetişmemiş gibi diğer sanığı telefonla arayıp onunda
müştekiden istemesi üzerine müştekinin sanığa 700 TL göndermesini sağlayan sanık …’in 350 TL değerinde bir adet deri kabanıda hesaba eklenmek üzere alıp, eski ceketi orada bırakarak ayrılması biçiminde tespit edilen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiş tebliğnamedeki 1.nolu düşünceye iştirak edilmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Tekerrüre esas cezası bulunan sanık … hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken denetimli serbestlik tedbiri süresinin infaz aşamasında 5275 Sayılı kanun hükümlerine göre tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden infazı kısıtlar şekilde bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin cümlesinden “takdiren bir yıl süre ile” ibaresinin çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.