YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8005
KARAR NO : 2013/21067
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat, ortadan kaldırma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-)Katılanlar …, …, …, … ve … vekilinin temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;
Katılanlar …., …, … , ….ve …. vekili sıfatıyla hükmü temyiz eden Avukat …’nın katılanlar tarafından verilmiş vekaletnamesine dosyada rastlanmadığı, duruşmaya katılmayıp, 5271 sayılı CMK’nın 238. maddesi uyarınca, davaya katılma isteminde bulunmadığı ve katılanlar vekili sıfatını almadığı anlaşılmakla, hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-)Katılan … vekilinin sanık … hakkında verilen hükme dair temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;
Sanığın hükümden önce 23/12/2004 tarihinde öldüğünün dosya içerisinde bulunan nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını
gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “ortadan kaldırılması” ifadesinin çıkartılarak yerine “5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesine” denilmek suretiyle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Katılan … vekilinin sanıklar …, …, …, … hakkında verilen hükümlere dair temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesine göre hesaplanan beş yıllık asli dava zaman aşımının; sorgularının yapıldığı 22.09.2006 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla; düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
26.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2