YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6696
KARAR NO : 2012/39085
KARAR TARİHİ : 13.06.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın 21.06.2011 tarihinde sanığın evinden “aynı konutta oturan oğlu …”e tebliğ edildiği, tebliğ mazbatasında 7201 sayılı Tebligat Kanununun 22 ve 23/5 maddeleri uyarınca tebligat yapılan şahsın tebellüğe ehil olup olmadığının belirtilmediği, UYAP’tan alınan aile nüfus kaydına göre de sanığın oğlu olan şahsın tebligatın yapıldığı tarihte 12.09.1994 doğumlu olup 18 yaşından küçük olduğu ve tebellüğe ehil olmadığı anlaşılmakla, tebligatın usule uygun bulunmaması nedeniyle 04.07.2011 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip, temyiz talebinin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ün, beraat eden sanık …’den dört ay kadar evvel vadeli olarak satın aldığı aracın borcuna karşılık olmak üzere, suç tarihinde kimlik bilgileri belirsiz üçüncü şahıslardan temin ettiğini belirttiği sahte içerikli çeki vermesi şeklinde gelişen olayda, sanığın aşamalarda değişmeyen beyanı ile beraat eden sanıklar … ve …’in sanığı doğrulayan beyanları karşısında, sahte çekin daha önceden doğmuş bir borç için verilmiş olması nedeniyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmamakla, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.