Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/4064 E. 2013/10058 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4064
KARAR NO : 2013/10058
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve diğer atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.10.2012 gün ve 2009/127 Esas, 2012/320 Karar sayılı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece, suç tarihinde 16 yaş içerisinde bulunan mağdurenin Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen …tarihli raporda sınır düzeyde mental retardasyon olan mağdurenin olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği, fiile ruhsal yönden mukvemete muktedir olacağı oyçokluğu ile bildirilmesine rağmen, raporda karşı görüş sahibi iki ruh sağlığı uzmanı doktorun ve daha önce … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce 1 adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen ve mağdurenin kollukta verdiği ikinci ifade sırasında hazır bulunan uzmanın o andaki saptamaları gerekçe gösterilerek mağdurenin olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı ve fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmayacağı sonucuna varılarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği; Dosya içeriğine göre, suç tarihi olan …tarihinde lise 1. sınıf öğrencisi olan mağdurenin, kırtasiyeye gitmek için evden ayrılarak aralarında gönül bağı bulunan ve babasının işyerinin hemen yanında dövme işi yapan sanık ile buluşarak rızasıyla kaçtığı ve ilişkiye girdiği de gözönüde bulundurulup, raporlar arasında ortaya çıkan bu çelişkinin üzerinde durulup, çelişkinin giderilmesi amacıyla mağdurenin suç tarihinde olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukvemete muktedir olup olmadığı zeka geriliği ve akıl hastalığı var ise bunun muhatap olduğu kişilerce anlaşılıp anlaşılamayacağı, yönünde Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan mütalaa alınmasından sonra sanığında bu durumu bilip bilmediği konusu da araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re’sen de temyize tâbi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, … tarihinde oybirliğiyle karar verildi.