YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16007
KARAR NO : 2012/41426
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükmolunan ceza miktarına nazaran, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onunu vyea başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, memur olan eşinin vefat etmesinden sonra kendisine dul aylığı bağlandığı, 04/07/2002 tarihinde yeniden evlenmesine rağmen ilgili kuruma bildirimde bulunmayıp 31/05/2006 gününe kadar aylık almaya devam ederek Emekli Sandığını 13.581,58 TL zarara uğrattığı, sanığın kayınvalidesi Feride Unay’ın T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’ne verdiği 26/11/2002 tarihli dilekçesinde kızı …, oğlu’nun ölümü nedeniyle kızının maaşının kendisine verilmesini talep etmesi nedeniyle katılan kurumun ölüm olayından haberdar olduğu halde dul aylığını ödemeye devam etmekten ibaret olayda; sanığın kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edildiği somut olayda;
1-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 55/son maddesi ve Sosyal Sigortalar Yoklama Yönetmenliğinin 73 ve devamı maddesi ile ilgili tebliğin 6 ve 7. maddeleri kapsamında;
Gelir veya aylık almakla iken ölen ya da gerekli koşulları kaybedenlerin zamanında belirlenerek, öncelikle bunlar adına yapılan ödemelerin durdurulması, daha sonra da gelir/aylığın kesilerek varsa yersiz ödemelerin geri alınması amacıyla bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen usul ve esaslar dahilinde yoklama işlemleri yapılır. Ölüm geliri veya ölüm aylığı alanlar için, sigortalının; dul eşinin evlenmediği hususları, Sosyal Güvenlik Kurumu’nca yürütülecek yoklama işlemleri ile tespit edilir.
Kurum gerekli gördügü zaman ve hallerde belirleyeceği yöntemlerle gelir veya aylık alanlarla bunların veli, vasi kayyım ve vekillerinin, tebliğin 6. maddesinde yer alan bilgilerinin tespiti amacıyla yoklama yaptırabilir. Yoklama işlemi gelir veya aylık ödeyen bankalar ve PTT şubelerine de yaptırılabilir. Kurumca, gelir/aylık alma şartlarının devam edip etmediğinin tespiti amacı ile gerekli görülen hallerde, kendi mevzuatlarına göre kayıt veya tescil yapan ilgili kurum, kuruluş birlik ve odalar ile vergi dairelerinden usulüne göre düzenlenmiş belge istenebilir. Kurum ödemeler kütüğü ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün nüfus kütükleri her ay 15 günü geçmemek üzere belirli periyotlarla karşılaştırılarak, cinsiyet değişikliği, ölüm veya evlenme nedeniyle gelir aylık alma hakkını yitirdiği tespit edilen sigortalı ve hak sahiplerinin gelir/aylık ödemeleri durdurulur, hükümleri dikkate alınarak;
Sosyal Güvenlik Kurumu Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından, kişinin aylık aldığının nüfusa bildirmesi ve sonrasında, ilgili nüfus idaresinin de, evlenmenin gerçekleşmesi halinde, emekli sandığına bu hususu bildirmesi, ilgili kurum tarafından nüfus idaresi aracılığıyla kontrol ve denetim zorunluğunun bulunduğu da dikkate alarak öncelikle sanığın dul aylığı almaya hak kazandığı tarihten sonra nüfus idaresine bildirim yapılıp yapılmadığı, nüfus kaydındaki medeni durum değişikliğinin dönem içerisinde, araştırılıp araştırılmadığı, en geç 15’er günlük periyotlar dahilinde
yapılması gereken yoklamaların yapılıp yapılmadığı, hangi tarihte kişinin dul maaşı aldığının nüfus idaresine bildirildiği, bildirimlerin ne şekilde yapıldığı, hangi tarihte kişinin evlendiğinin öğrenildiği, nüfus idaresi ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında, dönem içerisinde yapılan yazışmaların neler olduğu, kişilerin evlenmeleri halinde bildirim yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması ve ilgili kurumlardan sorulması sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerektiği,
2-Katılan Kurum ve maaşın alındığı banka arasında, gelir ve aylıkları ödenen dul ve yetimlerin aylık alma koşullarına ilişkin protokol yapılıp yapılmadığı, buna göre, ilgili bankanın, bankamatik kartını ne kadar süreyle sigortalıya verdiği, bankanın kart sahibinin yaşayıp yaşamadığını tespit yükümlüğününün bulunup bulunmadığının araştırılması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 17/09/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.