YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16440
KARAR NO : 2012/41489
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurumu zararına dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığa ait … ilçesinde bulunan 14.250 metrekare yüzölçümündeki 750 parsel sayılı taşınmazın bölgeden geçen baraj çalışmaları nedeniyle ifraz gördüğü, ifraz sonucunda parselin 760 parsel olarak ve 10.310 metrekare ile tapuya kaydedildiği, doğrudan gelir desteğinden yararlanmak isteyen ve okuma yazma da bilmeyen sanığın her iki parselle ilgili tapu kayıtlarının fotokopilerini ilgili idareye ibraz ettiği, yapılan denetim sonucunda, 750 nolu parseldeki tapunun ifraz nedeniyle kapatıldığının tespit edildiği ve tahkim komisyonu tarafından sanığın başvurusunun kabul edilmemesine karar verildiği, böylece sanığın her iki tapu kaydını ibraz ederek fazladan para almak amacıyla kamu kurumu zararına dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın okuma yazma bilmemesi nedeniyle kastının bulunmadığı, önceki tapu kaydının ifrazdan sonra hukuki kıymetinin bulunmadığı ve yapılan denetim sonucunda gerçeğin ortaya çıktığı, bu nedenle hile ve aldatıcılık unsurlarının da oluşmaması gerekçelerine dayanan beraat kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.