Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1798 E. 2013/16051 K. 28.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1798
KARAR NO : 2013/16051
KARAR TARİHİ : 28.10.2013

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in, haklarında tefrik kararı verilen kişilerle birlikte şikâyetçi …’ın işyerine giderek 100,00 TL’yi gösterdikten sonra alışveriş yaptığı, bu sırada işyerinin kalabalık olmasından da faydalanarak işyerinde bulunan şikâyetçi ile tanık …’ı oyalayarak parayı vermeden şikâyetçinin vermiş olduğu para üstünü de alarak işyerinden ayrılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın suçlamaları kabul etmemesi, şikâyetçinin işyerinde bulunan ve alışverişin birebir muhatabı olan tanık …’ın hiçbir aşamada sanığı teşhis edememesi, ayrıca tanığın, sanığa ait nüfus cüzdan fotokopisinde yer alan fotoğrafın bulanık olması nedeniyle sanığı teşhis edemediğini belirtirken, şikâyetçinin gözünün katarak olmasına rağmen tanığa gösterilen fotoğraftan sanığı teşhis etmesinin hayatın olağan akışına ters düşmesi, yine yargılama aşamasında yaptırılan yüzleştirmede sanığı teşhis edememeleri, aynı şekilde tanık …’nun beyanlarından sağ ayağı aksak olduğu anlaşılan sanığın bu
özelliğinin şikâyetçi ile tanık Yasin tarafından belirtilmemesi hususları gözetilerek, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.