Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9177 E. 2013/12516 K. 04.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9177
KARAR NO : 2013/12516
KARAR TARİHİ : 04.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, Tehdit Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit,bir kimsenin başkasını,kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, … ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur … ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın suç tarihinde müştekinin işyerine giderek masasına ve işyerinin tavan kısmına yumruk atıp kırmak suretiyle zarar verdiği olayda, atılı suçun sübut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/916 esas ve 2008/13 karar sayılı kararında yazılı 5 ay hapis cezasından çevrilme kahvehanelere ve birahaneye gitmekten men edilmesi cezanın hapis ve adli para cezası dışındaki tedbir kararlarınına ilişkin olduğu ve tekerrüre esas alınmayacağınını gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde yer alan TCK’nın 58. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılarak sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık …’ın, katılan …’nın büfesine gelerek “neden ihtar çektiniz, siz kimsiniz, gidin yazıyı iptal edin, yoksa hepinizi sinkaf ederim, seni de oğlunu da öldürürüm, oğlun nerde buraya getir, onu öldüreceğim” diye hakaret ve ve tehditte bulunduğu ileri sürülerek hakkında kamu davası açılmış ise de, sanığın, suçu
işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden yasal olmayan yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/916 esas ve 2008/13 karar sayılı kararında yazılı 5 ay hapis cezasından çevrilme kahvehanelere ve birahaneye gitmekten men edilmesi cezanın hapis ve adli para cezası dışındaki tedbir kararlarınına ilişkin olduğu ve tekerrüre esas alınmayacağınını gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer C.Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.