Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9313 E. 2013/20420 K. 18.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9313
KARAR NO : 2013/20420
KARAR TARİHİ : 18.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Denizli Devlet Hastanesinde teknisyen olarak görev yapan sanığın, 2006 yılı aralık ayında eşinin sigortalı olarak işe başlamasına rağmen herhangi bir bildirimde bulunmayarak aile yardımı almaya devam ettiği, suç tarihleri arasında 999,41 TL haksız menfaat temin ederek katılan kurumu zarara uğrattığı ve bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; sanığın Sağlık Müdürlüğünde görevliyken 2003 yılı eylül ayında Denizli Devlet Hastanesi’ne tayininin çıktığı, o tarihlerde eşinin çalışmaması nedeniyle aile yardımından faydalandığı için kuruma vermiş olduğu personel nakil bildiriminde aile yardımı aldığını belirttiği, Denizli Devlet Hastanesi’nin cevabi yazılarına göre de sanığın maaşının personel nakil ilmuhaberine göre düzenlendiğinin belirtildiği, sanığın eşi çalışmaya başladıktan sonra eşinin çalıştığını gizlemeye yönelik herhangi bir hileli hareketi bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın kasıtlı olarak haksız menfaat temin ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.