Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/6983 E. 2012/39033 K. 12.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6983
KARAR NO : 2012/39033
KARAR TARİHİ : 12.06.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılan …’ın kimlik bilgilerini kullanarak, muhtarlıktan kendi resminin olduğu nüfus cüzdanı talep belgesi aldıktan sonra, Bornova Nüfus Müdürlüğü’ne kimliğinin kaybolduğu gerekçesiyle başvurup, üzerinde kendi fotoğrafının bulunduğu … adına sahte nüfus cüzdanı çıkardığı, daha sonra bu sahte kimlikle katılan …’nin Bornova Şubesi’ne başvurup, … adına 6900 TL bedelli kredi sözleşmesini imzalayarak parayı almak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın 12.04.2010 tarihinde kendi fotoğrafı ile muhtarlıktan katılan …’a ait sahte nüfus cüzdanı talep belgesi aldığı ve bununla Bornova Nüfus Müdürlüğü’nden sahte nüfus cüzdanı alıp 13.04.2010 tarihinde … adına kredi sözleşmesini imzaladığının anlaşılması karşısında, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesine rağmen sanık hakkında TCK’nun 43/1. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Mahkemece İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2008 tarih, 2007/372 Esas, 2008/292 Karar sayılı ilamının 31.10.2008 tarihinde kesinleştiği kabul edilerek bu hüküm tekerrüre esas alınmış ise de; İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesinin dosya arasında bulunan 19.08.2009 tarih, 2007/372 Esas,2008/292 Karar sayılı ek kararından anlaşılacağı üzere, sanığın 07.08.2009 tarihli temyizi üzerine, gerekçeli kararın sanığa usulsüz olarak tebliğ edildiği belirtilerek 31.10.2008 tarihli kesinleşme kararı kaldırılarak sanığın temyiz isteminin kabulüne karar verildiğinin anlaşılması karşısında, kesinleşmeyen ilamın tekerrüre esas alınması,
2-TCK’nın 53. maddesi uygulanırken, bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen “velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma yetkisi”nden münhasıran “kendi alt soyu bakımından” şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; bu aykırılıkların aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı yasanın CMUK 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki şartla tahliye tarihine kadar velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bulunmaktan yoksun bırakılması kısmına “kendi alt soyu üzerindeki” ibaresinin eklenmesi ve tekerrür uygulamasına dair kısmın hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.