Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22054 E. 2013/7586 K. 24.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22054
KARAR NO : 2013/7586
KARAR TARİHİ : 24.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Sanığın kız kardeşinin evinin önünde alkollü bir biçimde taşkınlık yapması üzerine olay yerine intikal eden polis memurlarınca karakola götürülmek istendiğinde “size ne lan, ben istediğim yerde gezerim, siz bana karışamazsınız, o benim kardeşim, ister döverim, ister keserim, size mi soracağım ne yapacağımı … sen kimsin, sen adam mısın lan … sen adamsın fakat bizim oralarda eşeklere adam diyorlar” gibi sözlerle hakaret etmesi, ekip aracı ile karakola götürülürken tekme atarak aracın orta kapı camını kırması, karakolda taşkınlığa devam ederek bu kez şikayet ve dilek kutusuna kafa atıp kırması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin “kamu malına zarar verme”, “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret” suçlarının oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın hakaret teşkil eden sözlerini birden fazla polis memuruna yöneltmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri çerçevesinde cezanın artırılması gerekliliğine uyulmaması; kamu malına verdiği zararları iddianamenin tanziminden sonra gidermesine göre 5237 sayılı TCK.nun 168/2 maddesi gereğince cezasından yarı oranında indirim yapılması gerekirken zararın soruşturma aşamasında giderildiği kabulü ile anılan yasanın 168/1 maddesi gereğince cezasının üçte ikisinin indirilerek eksik ceza tayini hususları aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 24.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.