Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23829 E. 2013/7908 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23829
KARAR NO : 2013/7908
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma, Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında güveni kötüye kullanma, sanıklar … ve ….da yönünden ise, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’nın, …. Petrol Ürünleri İnşaat Otomotiv Gıda Ticaret Limited Şirketinde 2005 yılından itibaren muhasebe müdürü olarak çalışmaya başladığı, görevi nedeniyle ticari işletmeye ait banka hesaplarına para yatırmaya ve gerektiğinde işletmeye ait hesaplardan para transfer etmeye yetkili olduğu, bu yetkisi kapsamında Garanti Bankası … şubesi bünyesinde şirket adına açılan hesaba ait internet havalesi için gerekli olan şifrenin de devamlı olarak sanıkta bulunduğu, sanığın şirket adına açılan ve idaresi kendisine verilmiş olan bu hesaptaki paralardan kendi adına açmış bulunduğu Garanti Bankası …. şubesindeki hesabına değişik zamanlarda toplam 1.024.381,00.TL’yi havale etmek suretiyle kendisi ve sanıklar … ile …..lehine kullandığının iddia edildiği olayda;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Yargılandığı suçtan sorgusunun yapıldığı sırada tutuklu bulunan sanık … hakkında CMK’nın 176/3. maddesinde düzenlenen “duruşmada kendilerini savunmak için bir istemde bulunup bulunmayacağı ve bulunacaksa nelerden ibaret olduğu” hususlarını içeren Ceza İnfaz Kurumunca düzenlenmesi gereken tutanağın dosya içerisinde bulunmadığı gibi, CMK’nın 176/4. maddesi uyarınca iddianame ve duruşma gününün sanığa tebliğinin, sorgu tarihinden sonra 27.05.2009 günü yapıldığı, tutuksuz yargılanan diğer sanıklar … ve …’da hakkında ise zorla getirme müzekkeresi çıkarılmak suretiyle iddianame ile eklerinin tebliği sağlanmadan savunmalarının alındığının anlaşılması karşısında; iddianamenin tebliğiyle yapılacak ilk duruşma günü arasında en az bir haftalık sürenin bulunması ve bu süreye uyulmadığı takdirde CMK’nın 190/2. maddesi uyarınca sanıklara duruşmaya ara verilmesini istemeye hakları olduğunun da hatırlatılması gerektiği gözetilmeden, duruşmaya devamla hüküm vermek suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
2)Sanığın aynı suç işleme kararı çerçevesinde, aynı mağdura yönelik olarak eylemlerini değişik zamanlarda gerçekleştirmiş olması karşısında; hakkında TCK.nın 43. maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Sanık … ve Sultan Turfanda’nın aşamalardaki savunmalarında, sanık …’nın kendilerine piyangodan para çıktığını, maaşı ile ikramiye primlerinin yüksek olduğunu söylemesi nedeniyle yardımlarını kabul ettiklerini, verdiği paraların firmanın parası olduğunu bildiklerine ilişkin savunmalarının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, yazılı şekil de mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.