Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/490 E. 2013/14149 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/490
KARAR NO : 2013/14149
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen,kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı,o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir.Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir.Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; eczacı olan sanığın 19 kalem sahte ilaç küpürünü Sosyal Güvenlik Kurumu’na fatura ederek 882.77 TL haksız kazanç elde etmek suretiyle kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilmesi karşısında; sanığın işlettiği eczanenin defter kayıt ve belgelerinde geriye dönük inceleme yapılarak, suça konu ilaçlardan kaç adet alım olduğu ve ne kadarının satıldığı, kayıt dışı ilaç bulunup bulunmadığının tespiti için uzman bilirkişilerden rapor alınıp, suça konu ilaçların yazıldığı reçeteler tespit edilip, teşhis ve tedavi ile uyumlu olup olmadıkları, ilgili reçete sahiplerinin beyanları da alınarak tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, sanığın savunmasına itibar edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.