YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6255
KARAR NO : 2013/7852
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık … ‘ın ülkenin bir çok yerinden kişilerle irtibata geçmek suretiyle görüştüğü şahıslara kimlik bilgilerinin terör örgütünün eline geçtiğini ve kullanmış oldukları hesaba örgüt tarafından para yatırıldığı ve teknik takibe alındıklarını söyleyip söz konusu örgüt mensuplarının yakalanabilmesi için kendilerine verilen hesap numaralarına para yatırmaları gerektiğini söylediği ve mağdurların da korkuya kapılarak sanık …’ın sanıklar … ve … aracılığıyla temin ettiği ve mağdurlara bildirdiği hesap numarasına para yatırdıkları, hesap numarası kullanılan şahıslara da yüzde on komisyon verildiği, bu bağlamda, … ‘ın …’i arayarak suçta kullanılmak üzere hesap numarası temin etmesini istediği ve …’in bu şekilde hesap numarası bulmaları gerektiğine dair … ile konuşması üzerine …’in kendi hesap numarasını verdiği, ardından …’in diğer sanık …’ya bu konudan bahsedip hesabına para gelmesi halinde kendisine komisyon ücreti vereceklerini söylemesi üzerine …’nın hesap numarasını aldığı, sanık …’ın hesap
numarasının da … vasıtasıyla …’e iletildiği, diğer sanık …’ın ise … in akrabası olup, belirlenen şekilde hesap numarasının suçta kullanılması için …’e verdiği, bu hesap numaralarına yatan paraların … ve …’de toplandığı, hesabı kullanılan şahıslara komisyon verildiği, … ve …’in de belli miktar komisyon alarak kalan parayı sanık …’ın hesabına gönderdikleri, sanık …’nin de …’in mağdur …’ye karşı işledikleri suçtan elde ettiği ve kuyumcuda bulunan parasını alıp sanık istediğinde ona vermek üzere muhafaza ederek yardımda bulunduğu, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia olunduğu somut olayda;
1-Sanık … hakkında verilen beraat kararına dair katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık …’nin de …’in mağdur …’ye karşı işledikleri suçtan elde ettiği ve kuyumcuda bulunan parasını alıp sanık istediğinde ona vermek üzere muhafaza ederek yardımda bulunduğunun iddia edilmesi karşısında; sanık … hakkındaki suçtan doğrudan zarar görmeyen katılanların katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verildiğinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden adı geçen katılanlar vekilinin temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar …, …, … ve … hakkında katılanlar …’e karşı sanık … hakkında …’e karşı dolandırıcılık suçundan verilen hükümlere yönelik sanıklar müdafiileri ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiileri ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılanlar … ile …’ün kendilerine, ayrı ayrı vekil tayin edilmesi nedeni ile her bir katılan için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, vekalet ücretinin tahsiline dair I-4 bendinin çıkartılarak, yerine “Katılanlar …, … kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olmakla, katılan … yönünden karar tarihine ve avukatlık ücret tarifesine göre 2.400 TL ücreti vekaletin sanıklar …, …, … ve …’dan eşit oranda tahsili, katılan … yönünden ayrıca karar tarihine ve avukatlık ücret
tarifesine göre 2.400 TL ücreti vekaletin sanık …’dan tahsili ile katılanlara verilmesine” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına karşı sanık … ve sanıklar müdafiinin, katılanlar vekilinin sanıklar hakkında verilen mahkumiyet ve beraat kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Katılan …’ün zararının … tarafından karşılanış ise de; 20.11.2012 tarihli duruşmada diğer sanıklar hakkında da TCK 168/2. maddesinin uygulanma ihtimaline 5237 sayılı CMK’nın 226.maddesi gereğince ek savunma hakkı verildiği ve sanıkların aynı Kanun’un 168/2.maddesinin haklarında uygulanmasına itiraz etmedikleri anlaşılmakla, adı geçen sanıklara verilen cezadan TCK’nun 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılamayacağına ilişikin tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar …, …, …, … ve … müdafiilerinin, sanık …’ın ve katılanlar … ve … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
4-Sanık … hakkında katılan …’e karşı eyleminden dolayı verilen beraat kararına dair katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık …’in ifadelerinde katılan …’ün gönderdiği parayı …’dan alıp, kendisine 1400 TL verdikten sonra kalan parayı …’in bildirdiği hesaba yatırdığını söylemesi karşısında, bu husus araştırılıp …’in hesabına suç tarihi itibariyle bu miktarda bir paranın gönderilip gönderilmediği araştırılmadan, eksik inceleme ile beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.