YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23085
KARAR NO : 2013/21081
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sevk ve idaresindeki … plakalı oto ile saat 19.50 sıralarında şikayetçi…’ın pompacı olarak çalıştığı akaryakıt istasyonuna gelen sanığın, aracından inmeden ona “depoyu fulle” diyerek LPG istediği, dolum işlemi bittiğinde cüzdanından çıkarttığı gerçekte de kendisine ait olan ….6398 no.lu kredi kartını bedeli tahsil etmesi için verdiği, müştekinin kartı pos cihazından geçirmek üzere binaya doğru yürümeye başladığında aracını çalıştırıp hızla ondan uzaklaşması, saat 19.57 itibariyle anılan kartın telefonla verilen kayıp/çalıntı ihbarı üzerine kullanıma kapatılması, müştekinin o arada aracın plakasını alması ve akaryakıt bedelini tahsil için kartı cihazdan geçirdiğinde
“el koy” uyarısı ile karşılaşması böylece bedeli tahsil edememesi şeklinde gerçekleşen eylemin, TCK’nın 141. maddesinde tanımlanan “hırsızlık” suçunu oluşturduğu nazara alınmadan yazılı biçimde “dolandırıcılık” suçundan karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.