Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9319 E. 2013/20434 K. 18.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9319
KARAR NO : 2013/20434
KARAR TARİHİ : 18.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Soruşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olduğunu beyan eden AS Çalışkan Nakliyat Şirket yetkilisinin, kovuşturma aşamasında da sanığın cezalandırılmasını talep edilmesinin davaya katılma istemi niteliğinde bulunduğu halde, mahkemece katılma konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.05.2013 gün ve 2013/246 sayılı kararında açıkça belirtildiği gibi şikayetçinin tüm aşamalarda istikrarlı bir şekilde sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmesi ve şikayetçi vekilinin de yerel mahkeme hükmünü temyiz etmiş olmasının, kanun yolunda davayı takip iradesini eylemli olarak ortaya koyduğu ve bu davranışın yerel mahkemece karara bağlanmayan katılma talebinin inceleme merciince karara bağlanmasına yönelik bir istemi de içerdiği anlaşıldığından şikayetçi vekilinin temyiz dilekçesi, aynı zamanda katılma talebi olarak kabul edilip, 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca şikayetçinin davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın yetkilisi olduğu…Nakliyat Şirketi’nde şoför olarak çalışan sanığın, sevk ve idaresindeki şirkete ait TIR’ı Ankara’da bir benzin istasyonuna bırakarak işinden ayrıldığı ve kendisine görevi nedeniyle teslim edilen 3.700 euro ve 1.593 TL navlun bedelinden masraflar düşüldükten sonra kalan 2.036 euro ve 288 TL’yi uhdesinde tutarak şirkete vermediği ve bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut

olayda; şirket tarafından tutulan sefer masraflarının da yazılı olduğu “şoför sefer hesabında” sanığa 3.700 euro ve 1.593 TL paranın verildiğinin yazılı olması, sanığın da 1.593 TL parayı aldığını ancak yol masrafı olarak harcadığını beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, öncelikle şirkete ait muhasebe kayıtları incelenip muhasebe çalışanları dinlenerek sanığa bu miktarda paraların verilip verilmediği tespit edilerek, sanığın TIR’ı teslim etmeden önce taşımacılık yaptığı yerlerin mesafesine göre ne kadar mazot tüketileceği ve ne kadar masraf yapılacağı konusunda bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.