Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1486 E. 2013/20454 K. 18.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1486
KARAR NO : 2013/20454
KARAR TARİHİ : 18.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
1-Katılanın sahibi olduğu … Ürünleri Turizm Emlak Gıda Pazarlama ünvanlı işyerinde pazarlama elemanı olarak çalışan sanığın, firma adına mal satma ve para tahsil etme yetkisinin bulunduğu, çalıştığı dönem içerisinde şirket adına çeşitli kişi ve kuruluşlara pazarladığı yumurta bedellerinden 12.000 TL’yi tahsil ettiği halde katılan firmaya teslim etmeyip mal edinmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda, sanığın tüm aşamalarda suçu işlemediğine, sattığı yumurtaların bedellerini …Tavukçuluk AŞ’ye, bu şirketin sahibi …’e ve eşi… hanım diye tabir ettiği kişilere teslim ettiğine, ayrıca katılanın babası …’e de elden ödemeler yaptığına, katılan tarafından sunulan “Borçlu Listesi Güven” başlıklı belgedeki bazı tahsilatları kendisinin yapmadığına, kendisinden sonra katılan ile çalışanlarının yaptığına dair savunması karşısında, maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılması bakımından sanığın savunmasında adı geçen Hasan Zorluer ve eşi Nikol ile katılanın babası Ersin Kanat’ın tanık olarak dinlenilmeleri, yine “Borçlu Listesi Güven” başlıklı tutanaktaki isimleri yazılı şirket ve kişilerden sözkonusu tahsilatları kimin ne şekilde yaptığı tespit edilerek, gerektiğinde soruşturma aşamasında alınan 28.07.2007 tarihli bilirkişi raporundaki eksik hususlar da temin edilerek katılan şirkete ait defter ve belgelerde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp, toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığının hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Kabule göre de;
5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.