Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/31188 E. 2013/20624 K. 23.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/31188
KARAR NO : 2013/20624
KARAR TARİHİ : 23.12.2013

Dolandırıcılık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-b, 35/2 ve 50. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/07/2008 tarihli ve 2007/320 esas, 2008/236
sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08/11/2013 gün ve 2013/16519/67904 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/11/2013 gün ve 2013/360484 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, olay tarihinde, katılana ait aracın kimliği belirsiz kişilerce çalındığı, katılanın aracını bulmak için çevreden araştırma yaptığında olaydan haberdar olan diğer sanık Maşallah Alış’ın katılanı arayıp, aracın yerini ve çalan kişileri bildiğini, bu şebeke ile görüştüğünü, onlara verilmek üzere 2.000 Türk lirası vermesi halinde aracı bu kişilerden alarak kendisine götüreceğini söylediği, katılanın durumu polise bildirmesi üzerine güvenlik kuvvetlerinin önlem aldıkları, ardından seri numaraları alman paraların sanık Maşallah’a verildiği, sanık Maşallah’ın yakalanarak polis kontrolüne alındığı, polise yardımcı olacağını söyleyen Maşallah’ın, katılandan aldığı parayı Hayrettin isimli şahsa vereceğini söyleyerek cep telefonuyla Hayrettin’i aradığı, Hayrettin’in, telefonda kendisinin parayı almaya gelemeyeceğini, … isimli arkadaşını göndereceğini söylediği, ikinci buluşma yerinde polislerin tertibat alarak beklemeye başlaması sonrasında, olay yerine gelen sanık …’in, diğer sanık Maşallah’tan paralan almaya çalıştığı sırada polislerce yakalandığı olayda, katılanın aracının çalınmış olması durumunun, 5237 sayılı Kanun’un 158/1-b maddesinde tanımlanan, “kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak” olarak sayılmasına imkan bulunmadığı, eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve sanık …’in, suçun işlenmesi sırasında sanık Maşallah’a yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak şeklinde gerçekleşen eyleminin atılı suça yardım etmek suretiyle iştirak boyutunda olduğu gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17/07/2008 tarih ve 2007/320 esas, 2008/236 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, aleyhte etki etmemek üzere BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine 23/12/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.