YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12836
KARAR NO : 2012/44144
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bankayı araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in, diğer sanık …’ın müşteki … adına yaptırdığı ve üzerinde kendi vesikalık resmi bulunan sahte nüfus cüzdanı ile bankadan kredi kullanmak isterken diğer sanık …’in de banka dışında kendisini beklerken yakalandıkları, her iki sanığın da birlikte hareket ederek nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 61/8.maddesindeki “adli para cezası hesaplanırken bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleşmesine yönelik arttırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adli para cezası belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.” düzenlemesi karşısında 5237 sayılı
TCK’nın 35/2 maddesinin uygulanması sırasında indirimin temel ceza olarak belirlenen gün sayısı yerine para cezası üzerinden yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Sanık … müdafi ve Sanık …’in yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Emanette kayıtlı nüfus cüzdanı ve belgenin dosyada delil olarak saklanması yerine TCK.nun 54.maddesi uyarınca müsaaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Sanık … müdafii ve Sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümdeki müsaadere ile ilgili kısmın çıkartılarak yerine emanette kayıtlı nüfus cüzdanı ve belgenin dosyada delil olarak saklanması denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.