YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24304
KARAR NO : 2013/7966
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda, üzerinde beyaz önlük bulunan sanığın katılanın muayene için tanık doktor …‘ın yanına girdiği sırada muayene odasına girdiği, muayene süresince odada beklediği, tanığın sanığı hasta yakını zannettiği, muayene bittikten sonra sanığın da katılan ile birlikte dışarıya çıkarak film çekileceğini söyleyip, katılanın eşi tanık …’a sen burada bekle biz işlemleri yapalım diyerek katılanı oradan uzaklaştırdıktan sonra,film çekilmesi sırasında üzerindeki bilezik ve takıların bulunmaması gerektiğini belirtip bir torba verdiği, katılanın üzerinde bulunan 6 adet altın bilezik, bir altın kaplama saat ve bir adet altın yüzüğü bu torbaya koyduğu, bu torbayı alarak içeriye bırakayım diyerek yanından ayrıldığı şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 157/1. maddesinde hapis cezası yanında adli para cezası da öngörüldüğü halde sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.