YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14901
KARAR NO : 2013/15997
KARAR TARİHİ : 28.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın diğer sanıklar ile temasa geçerek kendileri ile eş ve çocuklarının yeşil kart veya sağlık karnelerini alarak, hiç muayene olmadıkları halde sahte sevk işlemleri yaparak, hastanelerden kendilerini veya yakınlarını il dışına sevk ettirdikleri, yine sanık …’in, diğer sanıkların bir kısmından imzalı dilekçe alarak ve dilekçeyi kendisi imzalamak suretiyle onlar adına … Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na başvurarak il dışına sevk için her sevk başına 300 TL yardım çeki aldığı, daha sonra birlikte bankaya giderek bu çekleri nakde çevirdikleri, il dışına sevk edilen hastaların gerçekte hasta olmadıkları gibi tedavi için il dışına da hiç gitmedikleri, sadece yardım almak için sahte sevk işlemi yaptırdıkları, gerçekte hasta olmayıp da … iline sevklerini yapan görevli doktorlar hakkında da ayrı bir soruşturma yürütüldüğü, böylece sanıkların, hastanelerden doktorlar aracılığıyla sahte sevk belgeleri alarak, bu sevkleri de yeşil kart ve sağlık karneleri üzerine işleterek Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’ndan haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edilmesi karşısında, sanıklara yüklenen dolandırıcılık eyleminin, Sağlık Bakanlığı’nın maddi varlıkları olan yeşil kartlar, sağlık karneleri, sevk belgeleri ve reçetelerin araç olarak kullanılması suretiyle işlendiği dikkate alınarak, eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesi kapsamında kamu kurumunun aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 28/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.