Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/600 E. 2013/13816 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/600
KARAR NO : 2013/13816
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, serbest veteriner olarak tarım müdürlüğünden sertifika alarak suni tohumlama yaptığı, tohumlama yapılan hayvanları belgelemek için Tarım Müdürlüğünce kendisine sığır Suni tohumlama belgesi verildiği, olay tarihi olan 2007 yılı Temmuz
ayında sanığın izne ayrılacak olması nedeniyle, kaymakamlık makamına 12.7.2007 tarihinde dilekçe vererek yerine 15.7.2007 – 01.8.2007 tarihleri arasında stajyer veteriner …’nun görev yapacağını belirttiği, bu dilekçeye olumlu olumsuz herhangi bir cevap verilmemesi üzerine sanığın izne ayrıldığı tarihte yerine bıraktığı …’nun … ilçesine bağlı köylerde suni tohumlama yaptığı, sanık izinden dönünce stajyer hekimin yetkisi olmadan yaptığı suni tohumlamaların yasal olmadığını öğrendiği, bunun üzerine stajyerin düzenlediği suni tohumlama belgesindeki tarihleri kendisinin görevde olduğu bir tarihe göre değiştirdiği ve Ağustos ayı suni tohumlama uygulama cetvelinde tohumlamaları değiştirilen tarih itibariyle belirttiği, sanığın bu cetvelle beraber suni tohumlama belgelerinden bir suretini Tarım müdürlüğüne ibraz etmesi nedeniyle yapılan incelemede cetveldeki tarihler ile belgelerdeki tarihlerin birbirine uyumlu hale getirilmesi için tarihlerde oynama yapıldığının tespiti üzerine sanığa destekleme ödemesi yapılmadığı olayda, sanığın sahte olarak düzenlediği iddia edilen belgelerdeki değişikliğin ilk bakışta açıkça belli olduğu ve iğfal kabiliyetinin bulunmadığı, devletin tohumlama halinde destekleme primi ödemesi ve gerçekte tohumlamanın yapılması nedeniyle kamunun zararının bulunmadığı gerekçesiyle nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraate yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 23/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.