YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18391
KARAR NO : 2013/13820
KARAR TARİHİ : 23.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, 06/07/2010 tarihinde Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü …’ın yanına giderek, … Kaymakamını tanıyormuş gibi yaparak ismini verip arkadaşı olduğu izlenimini uyandırdığı ve kendisini de …’ya yeni atanan bir Cumhuriyet savcısı olarak tanıttığı, önce bir ev alınacağından söz ettiği, sonrasında döviz almak için aracı olmasını talep ettiği, Yazı İşleri Müdürü’nün kaymakamlık odacısı …’a talimat vererek bir kuyumcuya gönderdiği kuyumcunun kapalı olması üzerine tanık …’ın tanıdığı … Kuyumculuk olarak adlandırılan işyerine gittikleri, yine orada kendisini Cumhuriyet Savcısı
olarak tanıttığı, katılan …’in tanık …’i daha önceden tanıdığı, sanığın kaymakamlık çalışanı ile birlikte gelmiş olmasının yarattığı güvenden de yararlanarak ve bankadan parayı çekip tanık … ile göndereceğini söyleyerek 5600 Euro’yu aldıktan sonra bankadan parayı çekmek için tanık …’ı …’ya dolmuşla göndererek kendisinin ortadan kaybolduğu,
Sanığın, 06/06/2012 tarihinde önce şikayetçi …’nın arkadaşı olan tanık …’in yanına giderek Fikret isimli bir hakimin arkadaşı olduğunu Cumhuriyet savcısı olarak görev yaptığını söyleyip bu şahıs da bir güven oluşturduktan sonra kayınvalidesine ev alacağını söyleyerek telefon ettirip şikayetçinin yanına geldiği, bir telefon görüşmesi yaparmış gibi davranarak mahkeme başkanı bir arkadaşının kayınvalidesini kaybettiğinden söz ettiği, sonrasında eşinden cenaze giderleri için gerektiğini söyleyerek para talep ettiği, iyi niyetle hareket eden şikayetçinin parayı verebileceğini söylemesi üzerine önce dolandırıcılık amacının ortaya çıkmaması açısından istemezmiş gibi davranarak güven oluşturduktan sonra 1500 Amerikan dolarının da yeterli olacağını söyleyerek parayı aldığı, sonrasında şikayetçinin şoförünü sanığın ve eşini eve bakması için götürmesine istediği, sanığın şoföre lunaparkta işi olduğunu eşi ve çocuklarını bankanın önünden alıp gelmesini isteyerek araçtan inip kaçtığı şeklinde gerçekleşen olaylarda sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 23/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.