YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18422
KARAR NO : 2013/14056
KARAR TARİHİ : 25.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılma talebi hakkında duruşmada hazır bulunun sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısına diyeceği sorulmadan katılma kararı verilmek suretiyle CMK’nın 238/3.maddesine muhalefet edilmiş ise de, sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısının hazır bulunduğu oturumda, katılma talebine karşı itirazda bulunmadıkları dikkate alınarak, bu hususun sonuca etkisinin bulunmaması karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılanın işyerine giderek bir adet 50.00 TL değerindeki elektrikli sobayı, parasını kendi evine gelmesi halinde ödeyeceğini söyleyerek satın aldığı,
daha sonra birlikte kime ait olduğu bilinmeyen bir evin kapısına geldikleri, zile basan sanığın, evde kimsenin bulunmaması ve kapının açılmaması üzerine yakında bulunan fırından parayı alabileceğini söyleyerek fırına gittiği, burada bir müddet kaldıktan sonra katılanın yanına gelerek, fırında para alabileceği kimsenin olmadığını, bir iki saat sonra parasını işyerine getireceğinin söyleyip katılanın yanından ayrıldığı, sonrasında parayı işyerine götürmeyerek ortadan kaybolduğu anlaşılmakla, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.