YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10851
KARAR NO : 2013/13870
KARAR TARİHİ : 24.09.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Sanıklar …. ve … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’un kardeşi … tarafından darp edildiği ve amcasının kızı olan …’nın sağlık karnesi ile rapor aldığı bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; muayeneye gelen kişilerin ibraz ettiği belgedeki kişi olup olmadığını denetleme görevinin hastane yetkililerinin görevi olduğu, sağlık karnesinde fotoğraf bulunmakta olup basit bir incelemeyle durumun tespit edilebileceği, bu nedenle sanık …’nin hastane yetkililerini aldatabilecek nitelikte hile oluşturabilecek nitelikte bir davranışı bulunmadığı anlaşıldığından verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Uyap Mernis kayıt sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre sanığın hükümden önce 04/01/2011 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, ilgili nüfus idaresinden bu husus sorularak tespit edildikten sonra sanık hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK’nın 64.maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.