YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2210
KARAR NO : 2013/15217
KARAR TARİHİ : 09.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, sanığın oğlu olan … ile 24.10.2005 tarihli kira kontratosu imzalayarak evini kiraya verdiği, sanığında o tarihte boşanmış ve soyisminin de “…” olmasına rağmen, soyismini “…” olarak yazıp kefil sıfatıyla kira sözleşmesini imzaladığı, kira borcunun ödenmemesi üzerine katılanın icra takibi başlattığı, sanığın, soyisminin “…” olduğunu iddia ederek borca itiraz edip takibi durdurduğu ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; olayın kira alacağına ilişkin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan unsurları itibariyle oluşmayan dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.