YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15978
KARAR NO : 2012/41640
KARAR TARİHİ : 19.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların kasıtlı suçtan önceki mahkumiyetlerinin bulunması karşısında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların, şikayetçinin işyerine giderek,eski binalarının olduğunu hurdasını alıp almayacağını sordukları,şikayetçinin alabileceğini söylemesi üzerine şikayetçiye bir ev gösterdikleri ve şikayetçiden evin hurdasına karşılık 550 TL aldıkları evin sonradan sanıklara ait olmadığı anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası “suçun işleniş şekli “ nazara alınarak takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde aynı gerekçe ile hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak 30 gün olarak tayini suretiyle gerekçede çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1.bendindeki 30 gün karşılığı adli para cezası yerine 5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, üçüncü fıkrasındaki 25 gün karşılığı adli para cezası yerine 4 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,dördüncü fıkrasındaki 500.00 TL adli para cezası yerine 80.00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.