Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/2057 E. 2022/190 K. 06.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2057
KARAR NO : 2022/190
KARAR TARİHİ : 06.01.2022

7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Davacı tarafından 12.06.2017 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın reddine dair verilen 13.02.2020 günlü hükmün bölge adliye mahkemesince istinaf yoluyla incelenmesi davacı ve davalı vekili ile davalı … Doğan tarafından talep edilmiştir. Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı …, … Mahallesinde bulunan 900 m² ve 8.502 m² den ibaret tarlaları 2000 yılında kardeşleri ile birlikte satın aldıklarını, ancak bazı işlerinden dolayı tapuyu abileri olan davalı … üzerine yaptıklarını, davalının kendilerinin hakkını o günden bu yana vermediği gibi kendisine emaneten verdikleri tarlaları sattığını ileri sürerek; davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kendisine, kendisiyle birlikte kardeşleri …, … ve … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, dava konusu taşınmazları kendi ad ve hesabına aldığını, hiç kimsenin bir hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davacıların iddiasının yazılı delile kanıtlanamadığı, bu hususta yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin de bulunmadığı, dava dilekçesinde açıkca yemin deliline dayanılmadığı, davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı … ile dava dilekçesinde dahili davalı olarak gösterdiği ve adlarına iptal ve tescil talebinde bulunduğu … , … ile davalı …’ın istinaf başvurusu üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun istinafı kabil bir karar olmadığından başvuru şartı oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Dahili davalı … temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Bir davada tarafların temsili iki şekilde olur. Kanuni temsil, dava ehliyeti olmayanların davada, kanuni temsilcileri tarafından temsil edilmesidir. İradi temsil ise, tarafların (veya kanuni temsilcilerinin) iradelerine dayanan temsildir. Dava ehliyeti olan kişi (taraf) davasını kendisi açıp takip edebileceği gibi atadığı (seçtiği) bir temsilci (vekil) aracılığı ile de açabilir ve takip edebilir
Bir kimse kendisi adına dava açmak üzere dilediği kimseye temsil salahiyeti verebilir. Yalnız temsilci olan kimse avukat vasfına haiz değilse, Avukatlık Kanunun ile 6100 sayılı HMK’nun 80 ve devamı maddeleri hükümleri gereğince dava açma yetkisine sahip değildir.
Dava, … tarafından açılmış olup, dava dilekçesinde davalı olarak … ve dahili davalılar olarak …, …, … gösterilmiştir. Dahili davalılar tarafından açılmış bir dava veya verilmiş asli müdahale dilekçesi bulunmamasına rağmen adı geçenlerin karar başlığında davacı olarak gösterilerek aleyhlerine hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bu gerekçeyle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA; ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin bölge adliye mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 06.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.