Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1816 E. 2013/7766 K. 26.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1816
KARAR NO : 2013/7766
KARAR TARİHİ : 26.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Şikayetçinin kendisine ait … plaka sayılı araç ile çeşitli ilçe köy ve kasabalarda seyyar olarak tuhafiye malzemeleri sattığı, bu ticari faaliyetinde şoförlüğünü yapması için sanıkla anlaştığı, olay tarihinde beraberce …,… Kasabası’na geldikleri, müştekinin tanık … ’ün annesinin evinde gecelediği, sanığın da tanığın misafirler için kullandığı köy odası niteliğinde yerde kaldığı ve 22:00 sıralarında içerisinde tuhafiye malzemelerinin bulunduğu araç ile kimseye haber vermeden kasabadan ayrıldığı kendisinden de bir daha haber alınamadığı, tanık … ’ün ifadesinde müşteki ile beraber mahalleye gelen kişinin kendisine fotoğrafta gösterilen sanık olduğuna kesinlikle emin olduğunu beyan ettiği olayda; sanığın suça konu otomobil ve içinde bulunan tuhafiye malzemeleri üzerinde zilyet olmadığı, müşteki ile aralarındaki hizmet sözleşmesinin niteliği dikkate alındığında sanığın belirtilen şoförlük hizmetinin müştekinin gözetim ve denetimi altında gerçekleştirdiği, müşteki

tarafından suça konu eşyaların sanığa tam olarak tevdiinden söz edilemeyeceği, eylemin TCK 141. maddede düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.