Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22819 E. 2013/7661 K. 25.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22819
KARAR NO : 2013/7661
KARAR TARİHİ : 25.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Vatan Memur Şehitleri Derneği başkanı olan sanığın, şirket yetkilisi müştekiyi telefonla arayarak kendisini Başkent Vergi Dairesi memuru olarak tanıtıp kız yurdu yaptıracaklarını belirterek para istediği, bu durumdan şüphelenen sanığın vergi dairesini arayarak böyle bir durumun söz konusu olmadığını öğrenmesi üzerine durumu polise bildirdiği,polisin müştekinin … yerinde aldığı tertibat üzerine sanığın Vatan Memur Şehitleri Derneği adına düzenlenmiş 400 TL.lik makbuzu müştekiye verdiği sırada yakalandığı,sanığın hileli sözlerle dernek tüzel kişiliğini aracı kılarak menfaat temin etmeye çalıştığı anlaşıldığından, atılı suçun subut bulduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün paraya çevrilmesine, ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ve gerekçe olarak “sanığın geçmişi, suçun işlenmesindeki özellikler, kişiliği ve tüm dosya kapsamı” denilmek suretiyle yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi karşısında,bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.