Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22062 E. 2013/7642 K. 25.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22062
KARAR NO : 2013/7642
KARAR TARİHİ : 25.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret, kamu malına zarar verme, kardeşe karşı basit yaralama, kamu görevlisini görevi nedeniyle basit yaralama, devletin egemenlik alametlerini aşağılama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır.Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır .Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde, 265. maddesi ile düzenlenen; “Görevini Yaptırmamak İçin Direnme” suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir … için değil, görevine giren bir … için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse, fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.
Sanık ile mağdur olan kardeşi … arasında … meselesi yüzünden anlaşmazlık bulunduğu, bu çerçevede mağdur …’ın belediyeye mezbahanenin ihaleye verilmesi için müracaata bulunmasına sinirlenen sanığın, mağdura saldırıp basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı, akabinde olaya müdahale eden jandarma ekibinin sanığı işlem yapmak üzere karakola götürmek istediği,ancak sanığın kimse beni götürmez diyerek direndiği ve karşı koyduğu, zor kullanılarak arabaya bindirilmeye çalışıldığı, bu sırada ekip aracının camına tekme atarak kırdığı ve görevli kolluk güçlerine küfür edip ayrıca “bayrağınızın, vatanınızın a.. koyarım” diyerek hakaret ettiği, jandarma karakoluna getirildikten sonra ifadesini alan katılan …’e tokat atarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı ve yine görevli memur olan katılan …’e yönelik “senin ananı sinkaf ederim, şerefsiz” diyerek hakaret ettiği olayda,
1-Kamu malına zarar verme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, görevi yaptırmamak için direnme ve yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın kamu malına zarar verme suçu ile ilgili olarak dosya içinde zararı giderdiğine veya gidereceğine dair herhangi bir beyanın, bilgi ve belgenin bulunmaması, dosya içeriğine ve tutanak tanıklarının beyanlarına göre sanığın karakola götürülmek istendiği sırada görevlilere tekme ile vurmaya kalkıştığının anlaşılması karşısında tebliğnamede bu hususlarda bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Devletin egemenlik alametlerini aşağılama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın, kendisini bir soruşturma nedeniyle karakola götürmek isteyen kolluk güçlerine kızarak sarf ettiği hakaret içerikli sözlerinin kül halinde ve doğrudan doğruya aralarında tartışma geçen kolluk güçlerine yönelik olup, bu eylemin TCK.nun 125/3-a maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekeceği düşünülmeden TCK.nun 300. maddesi ile mahkumiyetine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş,üst C.savcısını ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.