YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15685
KARAR NO : 2021/12919
KARAR TARİHİ : 27.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın, davacı … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 11.11.2019 tarih ve 2016/2997 Esas, 2019/10140 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş olup, davalı Hazine vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … ilçesi … köyü 118 ada 1 ve 18 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının murisi evvel babası … başkasından satın aldığını bir kısmınında murislerinden veraset yolu ile kendilerine intikal ettiğini, ancak köyde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tescilinin yapıldığını ileri sürerek, yapılan bu yanlışlığın düzeltilerek kök muris … mirasçıları adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmış ve yargılama esnasında murisin diğer mirasçıları davaya muvafakat ettiklerini bildirmişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava konusu 118 ada 1 parsel yönünden davanın reddine, 118 ada 18 parsel yönünden kabulüne karar verilmiş; hükmün, taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 11.11.2019 tarih ve 2016/2997 Esas, 2019/10140 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş ve davalı Hazine vekili tarafından süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosya kapsamına göre, kadastro sırasında dava konusu parsellerden 118 ada 1 parselin orman vasfıyla, 118 ada 18 parselin ise tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiği, Mahkemece, 118 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın, parselin büyük bir alanı kapladığı ve kişisel bir kullanıma konu olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle reddedildiği, 118 ada 18 parsel sayılı taşınmaz açısından ise, davacının murisi lehine zilyetlik yoluyla kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği; tarafların temyizi üzerine yapılan inceleme sonucunda hükmün onandığı, onama kararına karşı yalnızca davalı Hazine tarafından karar düzeltme yoluna başvurulduğundan 118 ada 1 parsel hakkında verilen red kararının davacı yönünden kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davalı Hazinenin başvuru sebepleri ile sınırlı olarak dava konusu 118 ada 18 parsel yönünden yapılan karar düzeltme incelemesinde; Mahkemece, anılan parsel üzerinde davacı taraf lehine zilyetlik yoluyla edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın bu parsel yönünden kabulüne karar verilmiş ise de, bu kabule teknik verilere başvurulmaksızın yalnızca mahalli bilirkişi beyanları ile ulaşıldığından, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, dava konusu 118 ada 18 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesi zaman dilimi içerisinde çekilmiş farklı tarihlere ait en az 3 adet hava fotoğrafı ve bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli yüksek çözünürlüklü uydu fotoğrafları getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak vasfında olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise, ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri komşu parsellere ait tespit tutanakları ve dayanağı belgelerle denetlenmeli, beyanları arasında oluşabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmeye çalışılmalı; mahkeme hakiminin, çevre parsellerle karşılaştırmalı şekilde taşınmazın niteliğine ve fiziksel özelliklerine ilişkin ayrıntılı gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı; fen bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli krokili rapor düzenlettirilmeli; hava ve uydu fotoğraflarının keşifte uygulanması suretiyle bilirkişi ve tanık beyanları denetlenmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak, dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunun, evveliyatı itibariyle mera, yayla veya kışlak vasfında olup olmadığının, öncesinde devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediğinin, edilmiş ise imar – ihyanın hangi tarihte tamamlandığının, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığının ve üzerindeki zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün belirlenmesine çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden, önceki tarihli raporda bildirilen çekişme konusu 118 ada 18 parselin çınar ve meşe ağaçları ile kaplı olduğu, eğiminin %12-20 arasında değişkenlik gösterdiği hususları detaylı açıklattırılarak, taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek kültür arazisi vasfında olup olmadığı hususunda somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Hal böyle olunca; Mahkemece eksik araştırma ve incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz incelemesi sırasında hükmün bu nedenle bozulması gerekirken sehven onandığı anlaşılmakla, davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 11.11.2019 tarih ve 2016/2997 Esas, 2019/10140 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.