YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9189
KARAR NO : 2012/41620
KARAR TARİHİ : 19.09.2012
Güveni kötüye kullanmak suçundan sanık … ‘nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/2, 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Eyüp 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/11/2010 tarihli ve 2009/1296 esas, 2010/1747 sayılı kararına yönelik eski hâle getirme talebinin reddine ilişkin, aynı Mahkemenin 07/09/2011 tarihli ve 2009/1296 esas, 2010/1747 sayılı ek kararına karsı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/09/2011 tarihli ve 2011/1201 değişik is sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19/04/2012 gün ve 2011/6718/23831 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/05/2012 gün ve 2012/124558 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın temyiz süresini geçirmiş olması sebebiyle eski hâle getirme talebinde bulunduğu cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 42/1 ve 274. maddeleri gereğince eski hâle getirme talebinin haklı olup olmadığını incelemenin temyiz incelemesini yapacak olan Yargıtay ilgili Dairesine ait bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma, hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesine olanak sağlayan olağanüstü yasa yoludur.
Maddenin amacı yasaların eşit olarak uygulanmasını ve Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlamaktır.
Kesinleşmeyen karar veya hükümler ile yargıcın takdirine ilişkin konularda kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağı gibi hukuken geçersiz kararlarında bu yasa yolu ile incelenmesi mümkün değildir.
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercii Yargıtay’ın ilgili dairesidir.
İncelenen dosya içeriğine göre; sanığın yokluğunda verilen Eyüp 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2010 gün ve 2009/1296 esas 2010/1747 sayılı kararına karşı sanık müdafi tarafından verilen 07.09.2011 tarihli dilekçe ile eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz isteminde de bulunulması üzerine aynı Mahkemece verilen vaki istemin reddine dair Eyüp 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2011 gün ve 2009/1296 esas 2010/1747 sayılı ek kararı ile … bu karara yönelik itirazın reddine dair İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2011 gün ve 2011/1201 D. … sayılı kararı hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu, yok hükmündeki bir kararın da kanun yararına bozma yasa yolu ile incelenmesi mümkün bulunmadığından, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteminin CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE Eyüp 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2010 gün ve 2009/1296 esas 2010/1747 sayılı kararına yönelik olarak eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz isteminde de bulunulması nedeniyle vaki istemi inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğu gözetilerek, temyize ilişkin işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.