YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1451
KARAR NO : 2013/20507
KARAR TARİHİ : 19.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın Kuyucak İlçesi-Kurtuluş Mahallesinde bulunan hayvan damında, aylık + yeme-içme + barınma giderleri karşılanacak şekilde çalışmak üzere anlaşan sanığın, … gereği ihtiyacı olduğunda kullanması için teslim edilen katılan adına tescilli 09 F 5370 plakalı motosikleti işyerinden habersiz ayrılıp, zilyedliğin devri amacı dşında tanık …’e satması eyleminin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu iddia edilen olunan somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Gerekçeli karar tebliği aşamasında, Denizli D Tipi Cezaevine tebligat evrakı çıkarılıp 29/01/2009 tarihinde kurum müdürüne tebliğ yapılmasını müteakip adı geçen kurum adına müdürünün Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına hitaplı 02/02/2009 tarihli yazıda sanığın “…. rapor aldırılmak üzere
İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildiği…” bildirilmiş olmakla ve sanığın 04/08/2009 havale tarihli temyiz dilekçesinde “…. akli dengenin bozuk olduğuna dair Adli Tıp raporum vardır…” şeklinde beyanı nazara alındığında; sanığın suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamama veya davranışlarını yönlendirme yeteniğinde TCK’nın 32/1. ve 2. fıkraları kapsamında azalma olup olmadığının araştırılıp, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de; hapis cezası asgari hadden takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas olan temel gün birim sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.