Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9225 E. 2013/13896 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9225
KARAR NO : 2013/13896
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolanırıcılık
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Babasının vefatı nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumundan yetim aylığı alan sanık …’un, 30.01.2001 tarihinde evlendiği halde, bu durumu kuruma bildirmeyip 23.06.2003 ile 22.08.2005 tarihleri arasında yetim aylığı almaya devam ederek katılan … 7.501.83 TL zarara uğratmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Bakırköy Prof. Dr. … Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabibliğinin 12.11.2008 tarihli raporunda, sanığın suç tarihinde kronik şizofreni denilen psikiyatrik hastalığın etkisinde olduğu, işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayamadığı, bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlerdirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğu,
dolayısıyla suç tarihinde ceza sorumluluğunun olmadığı, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 32/1. maddesinin tatbiki ile TCK’nın 57. maddesi gereğince koruma ve tedavi amaçlı akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması gerektiğinin belirtilmesi karşısında, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve 5237 sayılı TCK’nın 57. maddesi uyarınca koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilmesine ve yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.