YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24204
KARAR NO : 2013/7810
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıklardan … ‘in, katılana ait işyerinde mağaza müdürü, diğer sanık …’in ise satış sorumlusu ve sevkiyat işlerinden sorumlu olduğu, her iki sanığın eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek, mağazadan değişik zamanlarda mal çalıp başkalarına sattıkları, elde edilen parayı paylaştıkları, sanık …’in evinde bulunan beyaz eşyaların müştekiye ait mağazadan, bedeli ödenmeden alınan eşyalar olduğunun tespit edildiği, sanık …’ın, diğer sanığın bilgi ve onayı dahilinde malı bir yere bıraktığını, daha sonra geri getirdiğini belirttiği, sanıkların 40.000-50.000. TL civarında malı şirketten çalarak uhdesinde tuttukları veya elden çıkardıkları, böylece sanıkların iştirak halinde hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Katılma talebine karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve ilgililer tarafından esasa ilişkin beyanda da bulunulmuş olması karşısında, sonuca etkili olmayan bu eksiklik nedeniyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanıkların hangi tarihler arasında ilgili şirkette çalıştıklarının sorulması, şirketin muhasebe, depo ve diğer kayıtları ile satış yapılan mallara ilişkin faturaların onaylı birer suretinin getirtilmesi, sanıklara teslim edilen malların ne olduğu, bu malların kime teslim edildiği, depoya hangi malların bırakıldığı, hangi tarihte ne kadar malın eksildiği, buna ilişkin kayıtların neler olduğu, faturasız olarak mal satılıp satılamayacağı, faturasız olarak satılan mallarda servis tarafından montaj yapılıp yapılamayacağının araştırılması, sanıklar tarafından faturasız olarak alınan ve satıldığı belirtilen malların ayrı ayrı
listesinin oluşturulması, değerinin hesaplanması, bu malların kime hangi tarihte teslim edildiklerinin araştırılması, varsa malları faturasız alan kişilerin bilgi sahibi sıfatıyla dinlenilmesi, bütün bilgi, belge ve delillerin toplanmasından sonra gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından dosyanın içerisinde muhasebecinin de bulunduğu üçlü bilirkişi kuruluna tevdi edilmesinden sonra hükme elverişli bilirkişi raporunun alınması, sanık …’in, diğer sanığın suçuna ne şekilde iştirak ettiğinin belirlenmesi açısından, sanık …’ın, malı depodan aldığı tarihlerde, bu sanığın ne şekilde iştirakinin bulunduğunun araştırılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması açısından; sanıkların hangi aşamada ne şekilde eylem ve fikir birliği yaparak ne kadar malı şirketten kaçırdıklarının kesin olarak belirlenmesi, söz konusu paraların sanıklar arasında paylaştırıldığı iddia edilmekle, buna ilişkin delillerin toplanması, malları satın alan kişilere, ödemelerin kime ne şekilde, hangi tarihlerde yaptıklarının sorulması, aldıkları malların garantilerinin bulunup bulunmadığının araştırılması, sanık …’ın, eşyaları kendi mağazalarından satın aldığını, depocu olarak görev yapan kişinin kredi kartından çekim yaptıklarını söylemesi karşısında, adı geçen bu kişinin varsa kartından böyle bir çekim yapılıp yapılmadığının ilgili bankaya sorularak tespit edilmesi, bütün delillerin toplanarak, sanıkların uhdesine geçirdiği malların neler olduğu, hangi tarihlerde eylemlerin gerçekleştirildiği, sanıklar arasında, suçun işlenmesiyle ilgili eylem ve fikir birliği bulunup bulunmadığının kesin olarak tespit edilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.