YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2459
KARAR NO : 2013/15172
KARAR TARİHİ : 09.10.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Diyarbakır … İlçesinde, pamuk destekleme primi almak için yapılan başvurularda yoğun yolsuzluklar yapıldığı ihbarı üzerine pamuk üreticilerinin 2006 yılında pamuk ektikleri yerlerin tespitine yönelik Landsat uydu görüntülerinin incelendiği, üreticilerin beyanlarındaki bilgileri içeren ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlarındaki parseller uydu fotoğrafları vasıtasıyla kontrol edildiği, üreticilerin beyan ettikleri bir kısım yerlere pamuk ekmediklerinin belirlendiği, … … Beldesi çiftçilerinden olan sanıklara ait ÇKS-PKS kayıtları ile … Cumhuriyet Başsavcılığınca kadastro temsilcilerine mahallinde yaptırılan tespit ve bu tespite ilişkin koordinatların 06/08/2006 tarihli landsat uydu görüntülerine aplike edilmesi sonucu düzenlenen raporların müştereken değerlendirilmesi sonucu bilirkişiler …, … ve …’ ten oluşan bilirkişi heyetinin soruşturma aşamasında düzenlediği rapora göre; sanıkların PKS kaydına göre müştereken toplam 1.403.712,00 m2 metrekare pamuk ekim alanının görüldüğü, kadastro temsilcilerine … Beldesinde ve … yaptırılan fenni ölçüm sonuçlarının Landsat uydu görüntüsü üzerinde aplike edilmesi sonucunda sanıkların toplamda 790.291,41 metrekarelik alanda 2006 yılında fiilen pamuk ektiklerinin tespit edildiği, sanıkların fiilen ekmiş oldukları pamuk arazisi ile beyanları arasında 613.420,59 metrekare fazla beyanlarının bulunduğu, ortalama verim hesabıyla fiilen ekili olarak tespit edilen alanda sanıkların toplam 355.631,134 kg pamuk üretebilecekleri, oysa müstahsil makbuzlarına göre sanıkların toplam 631.445,400 kg kütlü pamuk satışlarının gözüktüğü, fazla beyana karşılık gelen haksız destekleme miktarının 95.821.22 TL olduğunun belirtilerek sanıkların bu miktarda haksız menfaat temin ettikleri iddia edilen olayda;
Cumhuriyet Başsavcılığı’nca alınan rapordan sonra sanıklar adına kayıtlı bulunan bir kısım arazilerin ölçülmediğinin tespit edilmesi üzerine bu arazilerin de ölçümü yapılmış ve bilirkişiler …, … ve …’dan oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen yeni rapora göre; sanıkların PKS kaydına göre toplamda 1.236.500,00 metrekare pamuk ekim alanının görüldüğü, Kadastro temsilcilerine … Beldesinde ve … yaptırılan fenni ölçüm sonuçlarının Landsat uydu görüntüsü üzerinde aplike edilmesi sonucunda sanıkların toplamda
1.199.557,839 metrekarelik alanda 2006 yılında fiilen pamuk ektiklerinin tespit edildiği, sanıkların fiilen ekmiş oldukları pamuk arazisi ile beyanları arasında 36.942,161 metrekare fazla beyanlarının bulunduğu, ortalama verim hesabıyla fiilen ekili olarak tespit edilen alanda sanıkların toplam 539.801,027 kg pamuk üretebilecekleri, oysa müstahsil makbuzlarına göre sanıkların toplam 631.445,400 kg kütlü pamuk satışlarının gözüktüğü, fazla beyana karşılık gelen haksız destekleme miktarının 5.784,98 TL olduğu, bu ikinci rapora göre bilirkişi heyetinin GPS cihazının kullanımından kaynaklanan % 5 ve bu cihaz vasıtasıyla alınan koordinatların uydu fotoğrafı üzerine aplike edilmesi ile bu alanların ölçümü esnasında el hassasiyetinden kaynaklanan % 5 olmak üzere toplam % 10′ luk bir hata payının mevcut olduğunun bilinmesi gerektiğinin belirtildiği, sanıkların 1.199.557,839 metrekare alanda pamuk ektiklerinin tespit edildiği, bu miktarın dekar başına elde edilebilecek azami miktar olan 600 kg ile çarpılması sonucu sanıkların fiilen ekili olduğu tespit edilen alanda 719.734,703 kg pamuk elde edebilecekleri kabul edildiği, oysa sanıkların pamuk desteği başvurularında toplam 631.445,400 kg kütlü pamuk ürettiklerine ilişkin müstahsil makbuzu sundukları, buna göre sanıkların maksimum verimle elde edebilecekleri pamuktan daha az miktarda pamuk ürettiklerine ilişkin müstahsil makbuzu sundukları, sanıkların fiilen ürettiklerinden fazla miktarda pamuk satışı yapmış gibi müstahsil makbuzu aldıkları hususunda savunmalarının aksine her türlü şüpheden uzak hükme yeter ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, ONANMASINA, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.