Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1745 E. 2013/7684 K. 25.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1745
KARAR NO : 2013/7684
KARAR TARİHİ : 25.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu; başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuk … ve diğer sanıkların, olay günü Cumhuriyet Lisesi bahçesinde iki grup arasında çıkan kavgaya müdahale etmek için gelen polis memurlarına taş attıkları, bu sırada kamu hizmetine tahsis edilmiş ….plakalı ekip otolarına da taş atmak suretiyle cam ve aynalarını kırıp, kaportalarında çökmeye neden olduklarının anlaşıldığı olayda, eylemlerinin kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1- Sanıklar …, … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …, sanıklar … ve … müdafilerinin, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik suça sürüklene müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6.maddesine aykırı olarak suça sürüklenen çocuğa 5271 sayılı CMK.nun 150/2.maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii için suça sürüklenen çocuktan vekalet ücreti alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümden 466 TL müdafi ücretinin suça sürüklenen çocuktan tahsil edilmesi ile ilgili bölümün çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.