YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/454
KARAR NO : 2013/7643
KARAR TARİHİ : 25.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret, tehdit, basit yaralama, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma ve bulundurma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır.Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları,sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Sanığın, daha önceden aralarında husumet bulunan katılan … Altın Gülebakanın konuşmak amacıyla yanına gelmesi üzerine belinde bulunan ve ruhsatsız olan silahı çıkartarak yere doğru ateş ettiği, katılana kafa atıp basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaraladığı, kolluk güçlerinin olaya müdahale edip tarafları emniyete getirdikleri, burada sanığın duvarda asılı bulunan bilgi edinme form tabelasını kendi kafasına vurarak kırdığı,akabinde karakolda bulunan görevli polis memuru Fatihi tehdit edip sinkaflı sözlerle hakaret ettiği olayda,
1-Kamu malına zarar verme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Biga İlçe Emniyet Müdürlüğünce tanzim edilen 24.12.2009 tarihli tutanakta polis merkezindeki bilgi edinme form tabelasının camının kırılması ile ilgili zararın karşılanmadığı belirtilmesine karşın, kamu malına zarar verme suçundan verilen cezada etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Basit yaralama ve ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma ve bulundurma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
a-)Sanık hakkında basit yaralama suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Yasa’nın 53/3.madde ve fıkrası uyarınca sanığın yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık
yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden,kendi alt soyu dışındaki kişiler üzerindeki yetkilerinide kapsayacak şekilde karar verilmesi,
b-)Sanık hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma ve bulundurma suçundan hüküm kurulurken, lehe olan suç tarihindeki düzenlemelere göre temel para cezasının 450 TL olduğu gözetilmeden, sanığın aleyhine olacak biçimde suç tarihinde yürürlükte olmayan ve 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı yasa ile değişik 6136 sayılı yasanın 13/1.madde ve fıkrasına göre gün adli para cezası belirlenerek fazla adli para cezası tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, basit yaralama suçu ile ilgili olarak kurulan hükümden 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “Sanığın 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin 1/a, b, d, e bendindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c bendindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma haklarından koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi, 6136 sayılı yasaya muhalefet suçu ile ilgili olarak kurulan hükümden adli para cezası tayinine ilişkin kısımlar çıkarılarak “ 6136 sayılı Yasanın 13/1.maddesi uyarınca 450 TL, TCK.nun 62.maddesi uygulanarak 375 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ayrı ayrı DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.