Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/11548 E. 2011/5536 K. 17.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11548
KARAR NO : 2011/5536
KARAR TARİHİ : 17.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, memura aktif direnme, kimliği hakkında yalan beyanda bulunma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Hükümlü … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümlü … hakkında kurulan Ortaca Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2002 tarih, 2001/407 esas ve 2002/207 karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargılamasının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra aynı dosyada sanık olan …’a ilişkin ilk hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi Cumhuriyet Savcısınca yapılan temyizin de sanık … hakkında verilen hükme yönelik olması ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz eden sanık yönünden yeniden değerlendirme yapılması amacı ile iade edilmesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan …’ın tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, ikinci hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır.Kurulun bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; … hakkında yeniden kurulan ikinci hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı kanunun 8/1.maddesi yollamasıyla CMUK’nun 317.maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık …’a atılı hırsızlık, Görevli Memura Aktif Direnme, Resmi Evrakın Düzenlenmesi sırasında kimliği hakkında yalan beyanda bulunma suçlarının gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4.maddesine göre hesaplanan 5 yıllık asli zamanaşımının karar tarihi olan 18.07.2006 ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8.maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.