YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65811
KARAR NO : 2012/43969
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, … İnternet Hizmetleri Danışmanlık ve Pazarlama Ticaret Anonim Şirketinin yetkilisi oldukları, internette “…” isimli sanal market üzerinden katılan bankanın pos cihazını kullanarak müşterilerine çeşitli ürünler sattıkları, ancak suç tarihlerinde stoklarında mal olmadığını, tedarikçi firmaların ise peşin para ile mal verdikleri bu nedenle müşterilerine mal tedariki ve teslimi yapamayacaklarını bildikleri halde sürekli sipariş alarak müşterilerin kredi kartlarından katılan bankanın pos cihazı aracılığı ile paralarını çektiklerinin iddia edildiği olayda,
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açığa çıkarılabilmesi için; öncelikle … İnternet Hizmetleri Danışmanlık ve Pazarlama Ticaret Anonim Şirketinin yetkilisi konumunda bulunan sanıkların yetkileri ve faaliyet alanlarının açıkça belirlenmesi, şirketin suç tarihi olan 21.04.2008 tarihinden önce bu faaliyetini sürdürürken, ürün teslimi noktasında sıkıntı yaşayıp yaşamadıkları,
taahhüt ettikleri malları aldıkları üretici ve tedarikçi firmaların kimler oldukları belirlenerek, yetkilileri de dinlenmek suretiyle, sanıklara ait şirkete malların ne şekilde teslim edildiği, ödemelerin ne şekilde yapıldığı, talepte bulunan müşterilerle bu firmaların ilişkilerinin olup olmadığı yetkililer dinlenmek suretiyle tespiti, şirketin iflasının ne şekilde oluştuğu, tasfiye işlemleri incelenerek iflasın şirket yetkililerinin ihmali hareketleri ile olup olmadığı değerlendirilerek şirketteki iflasa giden sıkışmanın ayrıntıları belirlenip;
Şirkette çalışanların tespiti ile şirket çalışmaları, müşterilerle olan süreç hakkında gerekli bilgiler alındıktan sonra,
Yeminli mali müşavirler ile bilgisayar programcısından oluşacak 3 kişilik bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak, şirketin işlerinin ne zaman bozulduğu, kötüleşmeye rağmen ilana devam edilip edilmediği, suça konu 546 mağdurun müracaatlarının bu sürede yapılıp yapılmadığı, müşterilerce yatırılan paraların üretici firma tarafından bloke edilip edilmediği yada üretici ve tedarikçi firmaların hesabına şirketçe aktarılıp aktarılmadığı tüm kayıtlar ile tespiti yapılıp, şirketin müşterilerle alım satım sırasında oluşturduğu satış sözleşmesi ve üretici firmayla ve bankayla olan sözleşmeleri incelenerek oluşan zarar miktarı denetime izin verecek şekilde ayrı ayrı belirlenip bundan sonra, sanıkların kasıt durumu değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hukuki ihtilaf oluştuğundan bahisle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.