Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3639 E. 2013/6533 K. 09.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3639
KARAR NO : 2013/6533
KARAR TARİHİ : 09.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Adli tatil süresi içerisinde temyiz süreleri işlemeyeceğinden Cumhuriyet savcısının bir aylık yasal süre geçtikten sonra temyiz talebinde bulunduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine ilişkin tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyip, temyizin süresinde yapıldığı belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanlardan …’nın …’ya gitmek için … ile birlikte … Konsolosluğuna vize başvurusunda bulunduğu, işlerini takip edebilmek amacıyla … … Otel’e yerleştikleri, burada sanık ile tanıştıkları, sanığın kendilerine bazı kişileri yurt dışına gönderdiğini, vize işlemlerini halledebileceğini söylemesi üzerine buna inanarak 5.000 Euroya anlaştıkları ve katılan …’in 2.500 Euroyu sanığa posta yolu ile gönderdiği, ancak sanığın ortadan kaybolduğunun iddia edildiği olayda,
1-Sanığın aşamalarda ısrarlı bir şekilde katılanları hiç tanımadığını ileri sürmesi nedeniyle, sanık ile
katılanların yüzleştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde sanığa ait önden ve yandan çekilmiş teşhise uygun fotoğraflar katılanlara gösterilmek suretiyle kendilerinden para alan şahsın sanık olup olmadığının tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Katılan …’ın ifadesinde yeğeni olan …’nın …’ya gitmesine yardımcı olması amacıyla sanığa 2.500 Euro verdiklerini beyan etmesi ve katılan …’nın da ifadesinde …’ya gitmek için yalnızca kendisinin … Konsolosluğuna başvuruda bulunduğunu ve buradaki işlemleri kolaylaştırmak amacıyla sanığa 2.500 Euro verdiğini belirtmesi nedeniyle sanığın yalnızca katılan …’dan para aldığı anlaşıldığından, tek bir dolandırıcılık suçundan dolayı sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın eyleminin iki ayrı dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
3- Sanığın, katılanların her ikisinin de …’ya gitmesine yardımcı olmak amacıyla 2.500 Euro paralarını aldığının kabul edilmesi halinde, dolandırıcılık suçundan dolayı sanığın eylemini katılanlara karşı aynı suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirmesi nedeniyle cezasında 5237 sayılı TCK’nın 43 maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.