YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23115
KARAR NO : 2013/6530
KARAR TARİHİ : 09.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, şikayetçiye beraber olması amacıyla bir bayan temin etmek için 45 TL ye anlaştığı, ancak bayanın yaşının küçük olması sebebiyle şikayetçinin vazgeçmesine rağmen sanığın aldığı parayı geri vermemek suretiyle atılı suçu işlediği anlaşılmakla,
Sanığın 3 aydan fazla mahkumiyet hükmünün bulunmasından dolayı hapis cezasının ertelenmesine ilişkin şartların bulunmaması nedeniyle TCK 51.maddesinin uygulanamayacağı ve hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58/6.maddesinin uygulanması gerekeceğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Duruşmadan bağışık tutulma isteği olmadığı halde yargı çevresi içinde başka suçtan hükümlü bulunan sanık getirtilmeden yokluğunda duruşma yapılıp karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196/2.maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.