Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24530 E. 2012/43952 K. 08.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24530
KARAR NO : 2012/43952
KARAR TARİHİ : 08.11.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçuna yönelik temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-)Oluşa göre sanığın, yetkili olmadığı halde kendisini yetkiliymiş gibi gösterip … Sigorta’ya teslim edilen çeklerin müşterileri tarafından ödenemediği gerekçesi ile iadelerini sağlayıp kendi yararına bankalar nezdinde tahsil ettiği olayda banka aracı kılınarak dolandırıcılık suçunun oluşacağının gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
b-)Kabule göre de;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 28.09.1992 tarih, 1992/213 Esas,1992/239 Karar sayılı ve yine 06.02.1996 tarih, 1995/345 Esas ve 1996/11 Karar sayılı ilamlarında anlatıldığı üzere “hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için, hizmet yapanla yaptıran arasında Borçlar Kanunu anlamında bir hizmet ilişkisi olmalı ve suça konu eşya (mal) sanığa sürekli olarak ve tüm sorumluluğu ona ait olmak koşuluyla teslim edilmelidir.
Somut olayda her ne kadar sanık ile katılan kurum arasında hizmet ilişkisi var ise de gerek sanığın, gerek şirket yetkililerinin beyanlarından sanığın söz konusu çeklerin iadesini istemek ve iade işlemleri için evrak düzenleme yetkisinin bulunmadığının anlaşılması karşısında eyleminin TCK’nın 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun vasfında hataya düşülerek hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.